Savcı Sayan Ekol TV’de açıkladı: Kılıçdaroğlu yüzde 90 aday olacak

Ekol TV’de ekranlara gelen ve Pınar Işık Ardor’un sunduğu Geniş Açı’nın konukları Savcı Sayan, Eski Devlet Bakanı Mehmet Sevigen ve Hukukçu Bülent Yücetürk oldu. Savcı Sayan, CHP’nin kurultay gündemine dair edindiği kulis bilgilerini paylaştı.
“CHP’Yİ ELLERİMİZLE BÜYÜTTÜK”
Savcı Sayan, “Ben CHP’nin içinde yıllarca emek veren bir kardeşinizim. Ben CHP’nin iktidar da olsa muhalefet de olsa Türkiye için düzgün şeyler yapmasını isteyen birisiyim. Dolayısıyla Türkiye’nin CHP’ye ihtiyacı var. İktidarların güçlü muhalefete, muhalefetin güçlü iktidara ihtiyacı var. Biz CHP’yi ellerimizle büyüttük. 1994’te sayın Baykal’ın yeniden açmasıyla, SHP’yle birleşmesiyle gençlik kollarında ana kademede, yönetiminde, parti meclisinde görev yapmış birisiyim” ifadelerini kullandı.
“PARA BABALARI AT KOŞTURUYOR”
Savcı Sayan, “CHP’nin son dönemdeki politikaları ülke menfaatine değil. CHP’nin ilkeleriyle uyuşmayan hal ve hareketler. Para pul işleri, fikirden ziyade para babalarının at koşturduğu bir parti haline geldi” diye konuştu.
“KILIÇDAROĞLU YÜZDE 90 ADAY OLACAK”
Savcı Sayan, “Ben iftira atmam, kaynağımda çok sağlam. Eski CHP’li iyi dostlarım var. Bana bir rakam gösterdiler, delegelerin hazırlamış oldukları WhatsApp gruplarında birbirlerine gönderdikleri bir çağrı mektubu var. O çağrı mektubuna imza koyuyorlar. Islak imzayla Kılıçdaroğlu’nu destekleyen arkadaşlara, Ankara’ya gönderiyorlar. 553 rakamından sonra Ağrı’dan 3 imza daha geldi. 556 oldu oldu, belki daha sonra 600’ü geçti. Ama bütün bunlar Kılıçdaroğlu’nun dışında gelişen ve delegelerin kendi aralarında gelişen delegelerin kendi aralarında yapmış oldukları WhatsApp yazışmaları, oluşturmuş oldukları formla Kılıçdaroğlu’nu partiye sahip çıkmaya çağırıyorlar. Kılıçdaroğlu yüzde 90 aday olacak” sözleriyle CHP’nin Eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultayda aday olacağına dair aldığı bilgiyi aktardı.
“BÜLENT YÜCETÜRK’TEN ŞİKAYETÇİYİM”
Savcı Sayan, “Deniz Baykal gittikten sonra gözyaşı dökmüştüm. Bir gazeteci bana sorunca, ‘Ben Baykal’ın gidişine ve bir şey yapamamanın verdiği durumdan dolayı ağlıyorum. Baykal dönmezse ülke ağlayacak’ dedim. CHP’nin ne hallere düştüğünü, ülkenin ne hallere düştüğünü, CHP’nin yönetiminden ne hallere düştüğünü hepimiz görüyoruz. Bülent Bey de (Bülent Yücetürk) Deniz Bey’in dosyası ile ilgilenen savcı arkadaşımızdır herhalde. Ben Bülent Bey'den şikayetçiyim; dosyanın savcısı Bülent Bey'di. Dosyayı yeterince irdelemedi, delilleri yeterince incelemedi. Belki de günahını alıyoruz. Genel Merkezin sahip çıkmamasıyla birlikte Bülent Bey dosyanın içini boş hale getirdi” sözleriyle Deniz Baykal’a yönelik yapılan kaset kumpası hakkında davada yaşananları eleştirdi.
“BÜTÜN SÜREÇLERİ TAKİP ETTİM”
Bülent Yücetürk, “Dosyanın ilk savcısı bendim. Bilişim suçları savcısıydım. İlk geldiğimde kapımda birileri bekliyordu. Tanımıyordum gelenleri. Görüşmek istediler. Dedim ki: ‘Deniz beyin avukatı olarak başvurunuzu almam lazım. Özel hayatın gizliliğini ihlal. Kişisel şikâyet olmadan re’sen soruşturma yapılacak bir durum yok’ dedim. Benim odamda dilekçesini yazdık. ‘Vekaletname yok’ dediler. ‘Önemli değil, avukat olarak verin dilekçeyi’ dedim. Soruşturmaya başladım. İlk yaptığım şey hemen mahkemeden yayınların yasaklanması, erişimin engellenmesi kararını almaktı. Bütün bu süreçleri takip ettim” sözleriyle eleştirilere yanıt verdi.
“DOSYAYI SAVSAKLAMADIM”
Açıklamasını sürdüren Yücetürk, “IP’nin peşine düştük, IP’yi Amerika’dan bulduk. Amerika hakaret suçlarından dolayı IP vermiyor. Deniz Bey’in avukatlarıyla görüştük, özel hayatın gizliliğini ihlal ile talepte bulunduk. Amerika IP bilgilerini benim yaptığım yazışma ile gönderdi. Ama bu yazışma uzun sürdü. Amerika’dan bir hâkim ile konferans halinde bu soruşturmanın Türkiye için neden önemli olduğu konusunda görüşme yaptık. Sonra bu IP geldi. Ben Savcı Bey'in söylediği gibi dosyayı savsaklamadım; dosyanın bütün delillerini toplamaya çalıştım. Ama hatırlatayım, o dönem Fetullahçı polislerin bütün emniyete hâkim oldukları, özellikle bilişim suçlarında Fetullahçı polislerin kontrolünde bir yapı vardı. MİT’ten hiçbir destek almadık. Emniyet istihbarattan hiçbir destek almadık. Kendi bilgimizle soruşturmayı götürmeye çalıştık” yaşanan süreçleri aktardı.
Kaynak:ekoltv.com.tr