Mehmet Uçum'dan demokrasi hukuku vurgusu: Türkiye'nin rolü ve Batı'daki demokrasi krizi
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya üzerinden yayımladığı pazar yazısında "demokrasi hukukuna geçiş" kavramını üçüncü kez gündeme getirdi. Uçum, Batı’daki demokratik sistemlerin giderek elitist bir faşizme dönüşerek halkı dışlayıcı bir yapıya büründüğüne dikkat çekti. Batılı elitlerin, halkın eşit oy hakkını tehdit eden ve küresel bir yönetim biçimi arayışına giren "fonksiyonel demokrasi" ve "holonik demokrasi" gibi kavramları savunduğunu söyleyen Uçum, bu yaklaşımın amacının, halkın iradesini devre dışı bırakıp seçkinler yönetimini kurmak olduğunun altını çizdi.
İşte Mehmet Uçum'un dikkat çeken pazar yazısı:
✔️PAZAR YAZISI
— Mehmet Uçum (@mehmetucum) April 27, 2025
DEMOKRASİ HUKUKU NOTLARI (3)
Demokrasiyi Koruma İhtiyacı!
Batıdaki durum giderek demokrasiyi seçimle değil kabul edecekleri veya etmeyecekleri seçim sonucuyla değerlendirmeye geçti. Bunlara demokrat, savundukları rejime demokrasi denemez. Çıkarlarına göre…
"DEMOKRASİYİ KORUMA İHTİYACI!
Batıdaki durum giderek demokrasiyi seçimle değil kabul edecekleri veya etmeyecekleri seçim sonucuyla değerlendirmeye geçti. Bunlara demokrat, savundukları rejime demokrasi denemez. Çıkarlarına göre demokrasiyi araçsallaştıran bu zihniyet elitist faşizmdir. Bunlar için halkı devreden çıkaracak bir rejim arayışında olmak meşrudur.
Batının elitist faşistleri “fonksiyonel demokrasi” ve nihai olarak da “holonik demokrasi” isimleri verilen, hiyerarşiye ve toplumsal evrim (!) basamaklarına dayanan yeni bir kast sistemi peşindeler.
GENEL VE EŞİT OY HAKKI YERİNE
Bu çevrelerde “herkesin oy hakkına sahip olması artık sorunları çözmüyor hatta halkın yanlış tercihleri sebebiyle (!) tehlikeli sonuçlar doğuyor” iddiaları tartışılıyor. Genel ve eşit oy hakkı yerine hiyerarşik bir düzene göre herkes kendi çemberinde oy kullansın tezi ileri sürülüyor. Bütün çemberleri kapsayan yani tepe çemberde yer alanlar ise küresel hükümeti seçsin deniyor. Amaç seçkinler yönetimi kurmak, yani küresel elitist bir faşizme geçmektir.
YENİ BİR EVRENSEL İNŞASI
Bu küresel tehdite ve batının demokrasi krizine karşı başta genel ve eşit oy hakkı olmak üzere demokrasiyi tüm boyutlarıyla savunmak, tam bağımsızlık için ulusal demokrasileri korumak ve demokrasi hukukunu geliştirmek yeni bir evrensel inşası için giderek belirleyici hale geliyor. İnsanlığın en önemli anti-emperyalist mücadele alanlarından birinin demokrasiyi korumak olduğu görülüyor. Ancak bu korumanın batıdaki halkın önemli bir kesiminin yabancılaştığı çok sorunlu batıcı temsili demokrasiye atfen olamayacağı açıktır.
Batıda halkın ciddi bir bölümü oy verme hakkına rağmen siyasal sistemin işleyişinde iradesinin etkili olmadığı kanaatine varmış olup artık oy kullanmıyor. Bu kesimin temsili demokrasinin mevcut haliyle korunmasına mesafeli duracakları öngörülebilir.
DEMOKRASİ HUKUKUNU GELİŞTİRMEK ŞART
Bu nedenle bugün demokrasiyi korumak ancak yeni bir yaklaşım olan demokrasi hukukuyla sağlanabilir. Yani demokrasiyi korumak için halkı güçlendiren, halkın iradesini erklerin kuruluş, işleyiş ve değişiminde belirleyici hale getiren demokrasi hukukunu geliştirmek gerekir.
Türkiye’nin demokrasi krizinden uzak olması ve demokrasi hukukunu geliştirme konusunda sahip olduğu yüksek kapasite bu mücadelede Türkiye’yi öne çıkarıyor.
YENİ NESİL EYLEMLERE KARŞI DEMOKRASİYİ KORUMAK!
Bazı geleneksel eylemlerin güncellenmesi, kimi farklı eylem tarzlarının geliştirilmesiyle emperyalist bir proje olarak üretilen yeni nesil eylemlerin zorunlu unsurlarından birisi demokrasinin meşru eylem ilkelerini ve ifade hakkını ihlal etmektir. Bu bağlamda yargıya, idareye, kurumlara eleştiri sınırlarını aşacak şekilde kasten saldırmak ve değersizleştirmeye çalışmak da yeni nesil bir eylem biçimidir.
Emperyalist bir proje olarak geliştirilen, hukuka aykırı olarak hayata geçirilen, zarar verme ve vandalizm yöntemli, kaos hedefli bu yeni nesil eylemlere karşı demokrasiyi koruma ihtiyacı elzemdir.
UYDU YÖNETİMLER OLUŞTURMAK
Demokrasiye aykırı yeni nesil eylemler, hem ulusal devletleri hem de ulusal demokrasileri zaafa düşürerek hedef ülkeyi yönetilemez hale getirmek için teşvik ve tahrik ediliyor. Nihai amaç da küresel güçlerin kontrolünde uydu yönetimler oluşturmaktır.
Bugün Türkiye’de tam da böyle bir oyun oynanıyor. Emperyalist güçler İstanbul’daki yolsuzluk operasyonundan beri Türkiye’de Chp’nin mevcut temsil alanlarını kullanarak ve bir çok dış istihbarat örgütünü de devreye sokarak sürekli eylem yoluyla daimi kaos ortamı oluşturmaya çalışıyor. Bu stratejinin özel bir hedefi de Terörsüz Türkiye’ye geçişi sabote etmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar emperyalist odaklar ve yerli işbirlikçileri değil bu konuda hiç bir konuda başarıya ulaşmayacaktır.
Bunlara karşı alınacak kalıcı tedbir tam bağımsızlığa, yurtsever demokrasiye sahip çıkmak ve demokrasi hukukunu geliştirmektir. Bu konuda Türkiye çok mesafe katetti. Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesiyle birlikte güçlü hukuki ve siyasi reform hamleleriyle çok daha köklü adımlar atılacaktır. Türkiye’nin önü açıktır."
Kaynak:ekoltv.com.tr