Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları:
Ramazan bayramınızı şimdiden yürekten tebrik ediyorum. Rabbimden bu mübarek günler hürmetine bizleri bereketi ile kuşatmasını, zulüm altındaki kardeşlerimizi bir an önce refaha kavuşturmasını niyaz ediyorum.
Asırlardır bu ruhla kardeşlik hukukumuzu güçlendiriyor, sofralarımız gibi gönüllerimizi de sonsuza kadar açıyoruz. Tam kadro olarak sahadayız. Bu muazzam ruh şölenine gölge düşürmeye çalışanlara aldırmadan Türkiye'nin tamamında bir ay boyunca bir gönle daha girmek, bir yaralı kalbe daha girmek için koşturan yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
'ESKİ' KAVRAMINA YER YOKTUR
Kuruluşundan bu güne AK Parti'ye gönül vermiş, katkıda bulunmuş yol arkadaşlarıma sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Geçtiğimiz günlerde önceki dönem vekillerimizle yaptığımız iftarda söylediğim gibi AK Parti'de 'eski' diye bir kavrama yer yoktur. Bağlılığını muhafaza eden herkes ezeli ve ebedi AK Partilidir. Asıl olan bu şuurla tüm insanlığa hizmet etmek ve kalplerde kalıcı yer edinmektir. Cumhuriyet tarihinin milletimizden en çok teveccüh gören, her alanda eşsiz hizmetler veren bir partiye de başka türlüsü yakışmaz.
KUYRUK ACISI HALA DİNMEDİ
Biz milletimiz ile gönül bağını güçlendirmeye çalıştıkça birileri nifak çıkarma peşinde koştu. Bazıları ideolojik saplantılardan kaynaklanıyor. Kendileri de bunu anladı ama hata yaptık demediler. Ülkeyi sömürenlerin soygun çarklarını bozmamızdan kaynaklanıyordu. 23 yıl boyunca en büyük tepkiyi bunlardan gördük. Kimi zaman Gazi Mustafa Kemal'i kimi zaman batıyı kimi zaman köken ve mezhep istismar eden bu yağmacıların kuyruk acısı hala dinmedi. Türkiye'ye düşmanlık besleyenler bunları tepe tepe kullandı. Beşinci kol faaliyetlerinin bu kadar yaygın kullanılmasının sebeplerden biri kendi çıkarını önde tutan köksüzlerin sayıca fazla olmasıdır. Bu ülkeye ne sağladıysak bunların ihanetine rağmen başardık. Dimdik ayakta geçirdik ama kaos planı olanları da ,FETÖ ihanetine piyonluk yapıp tanklarına alkış tutanları da asla unutmadık.
HESAP YARGI ÖNÜNDE SORULACAK
Başları her sıkıştığında ülkemize uluslararası müdahale çağrısı bulunanları, her fırsatta inanç köken sosyal farklılıklar üzerinden milleti birbirine düşürmeye çalışanları, bizi gayrimeşru yollarla alt etmeye gayret edenleri, ülkeyi ve milleti ateşe atacak kadar gözü dönmüşleri unutmadık unutmuyoruz. Milletimiz bunları gereğinde hesabı sorulmak üzere belleğine tek tek kaydetti. Milli iradeye yönelik ihanetlerin hesabı hukuk önünde tek tek sorulmuştur. Bundan sonra da Türkiye ekonomisine, milletin refahına yönelik her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacaktır. Milletin kardeşliğine pusu kuranlar eninde sonunda adalete hesap verecek. Bunun adı kör düşmanlık değil, milli iradenin gereğidir.
HERKESİ 'BUYUR' ETMEKLE MÜKELLEFİZ
Hukuktaki masumiyet karinesi gibi siyasette de beyan karinesi esastır. AK Parti’nin kapısını çalan herkesi ‘buyur’ etmekle mükellefiz.
Yanan otobüslerin, çalışmayan merdivenlerin, aksayan hizmetlerin suçu bile İstanbullu’nun üzerine atılıyor. Usulsüz diploma ile başlayıp bütün şehri saran rezilliklerin boyutu son operasyonla beraber gün yüzüne çıkmış oldu. İstanbul’un CHP’li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız Brezilya dizilerindekinden daha fazla malzeme bulursunuz. Ortada bunca yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet varken hakkı, hukuku, adaleti dilinden düşürmeyen CHP yönetimi ucuz siyasete yönelmeyi tercih etti.
CHP UCUZ SİYASETE YÖNELMEYİ TERCİH ETTİ
Bunlar heybedeki büyük turplar ortaya dökülmeden CHP içinden gelen yargının elde ettiği suçlar. Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldıkça kendi yakınların yüzlerine dahi bakacak yüzleri kalmayacak. Usulsüz diploma ile başlayıp bütün şehri saran rezilliklerin boyutu son operasyonla beraber gün yüzüne çıkmış oldu. İstanbul’un CHP’li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız Brezilya dizilerindekinden daha fazla malzeme bulursunuz. Ortada bunca yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet varken hakkı, hukuku, adaleti dilinden düşürmeyen CHP yönetimi ucuz siyasete yönelmeyi tercih etti.
GÖREVİNİ YAPANLARI SUÇLUYORLAR
Çalana değil, yakalayana kızıyorlar. Yolsuzluğa bulaşanları değil, görevini yapanları suçluyorlar. İş birliği yaptıkları marjinal örgütlerin yol açtığı rezaletleri sahiplenerek girdikleri yolu daha da içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenler CHP’lilerin bizzat kendileridir. Yolsuzluk ve rüşvet parasının taksimatında anlaşmazlık çıkınca birileri gidip yargıya olup biteni anlatmıştır. Herkes gibi biz de güvenlik güçlerimizin ve yargının görevini yapmasını, soruşturmanın neticelenmesini, suçlu bulunanları cezalandırılmasını bekliyoruz.
20 YIL SONRA AYNI SAHNELER
Birileri herkesi sersem yerine koyarak rüşvet çarkının üzerini kapatmaya çalışıyor ama nafile. Ne bu millet ne bu yargı böyle bir kepazeliğin üzerinin kapatılmasına izin vermeyecek. CHP'liler siyasi saiklerle söylediklerimizi dikkate almıyor diyelim. Deniz Baykal'ın 2005'teki tespitlerine bir itirazları olmaz herhalde. Ne diyor Baykal, siyasette dürüstlük diyor. Haram korkusu diyor. CHP'de bir daha İSKİ benzeri skandallar olmayacak diyor. CHP'li yöneticiler ortaya dökülen onca rezaletten sonra sayın Baykal'ın sözünü hiç mi üzerlerine almıyorlar. 20 yıl sonra aynı sahnelere şahit olmaktan hiç mi utanmıyorlar.
EYVALLAH ETMEK MÜMKÜN DEĞİL
Ey Özgür Özel, herhâlde senin de bir gün kabrini bu şekilde hazırlayıp kabrini herhalde yıkar. Bu nasıl iştir. Bu kabristanları yıkmanın kime ne faydası var. Bunu hangi hakla nasıl yapıyorsunuz. Hepsi tarih, hepsi eser olarak muhteşem eserler ve bu eserleri bu ahlaksızlar, bu edep yoksunu namussuzlar orada gelip yıkıyorlar. Bunlara eyvallah etmek mümkün değil. O eserleri bu şekilde yıkmaya yeltenmek yenilir yutulur bir iş değil. Onun için şu anda biz yargımızla bu işin üzerine gidiyoruz ve bu eylemlere katılanların tespitini yaparak, yüzü maskeli teröristleri tespit edip onların da üzerine gideceğiz. Ana muhalefet partisinin, marjinal sol örgütlerin, ağzı bozuk tiplerin haramilerin oyuncağı haline gelmesi bizi gerçekten rahatsız ediyor.
HAKARET EDENLERE SİZ PRİM VERDİNİZ
Seçimler öncesi ağzı bozuk tipleri kahramanlaştıran siz değil miydiniz? Gezi'de çapulculara çiçek çocuk deyip sahip çıkan siz değil miydiniz? Banka soyguncusu eşkıyaları gençlere rol model olarak sunan siz değil miydiniz? Milletin inancı ile, değerleri ile kavgalı marjinal tipleri partinizde karar merciine getiren siz değil miydiniz? Pazartesi günkü namussuzluğu zehirli diliniz ile siz hazırladınız. Millete hakaret edenlere siz prim verdiniz. Bu milletin fertlerini yıllarca birbirine siz düşürdünüz. Bugün güya rahatsız olduğunuz kötülüğü siz sıradan hale getirdiniz, siz yıllarca meşrulaştırdınız. Yaşanan bu alçaklığın en büyük sebebi CHP yönetiminin tükenmişliğidir, ta kendisidir. Sayın Özel, maalesef özgürleşememiştir. Koltuğunu borçlu olduğu vesayet odaklarının emrinden çıkamadı. Şu an bulunduğu makama yetersiz geldiğini çok açık ve net ortaya koymuştur. Bugün söylediğini yarın inkar eden belediye başkanlarından sürekli ayar yiyen, aciz çaresiz bir karakter ile karşı karşıyayız. Bir kendisini toparlamasını bekledikçe sayın Özel freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı sürükleniyor. Yumuşama ve normalleşme dönemi ile buna çare olmaya çalıştık. CHP'yi hapsolduğu ideolojik yankı odalarından çıkarmaya çalıştık ama başaramadık. 1 senede bay Kemal'i mumla arar hale geldi CHP.
KORKUSU AKLINI BAŞINDAN ALMIŞ
İsrail destekçilerine karşı boykot kelimesini ağızlarına almadılar, insanlarımızın hassasiyeti ile utanmadan alay ettiler. Şimdi yerli milleti markalarımızı boykottan bahsediyorlar. Sayın Özel CHP genel başkanı gibi değil hırsı ve korkusu aklını başından almış siyasi müflis gibi davranıyor. Ne tuttuğu yol yoldur ne de ağzından çıkanı duymaktadır. Ülkemizi yabancılara kötülemekten hiç mi utanmıyorsunuz. Türk ekonomisine zarar vereceğim diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu. Böyle şuursuz cümleler kurabilen birinin akılla mantıkla hareket ettiğine kim inanır. Bu rüşvet yolsuzluk çarkı içinde kimlerin olduğu zamanla ortaya çıkacaktır. Başı İstanbul'da olan ahtapotun kolları çıkacaktır. soruşturmalar derinleştikçe biz de bazı şeyleri daha net anlayacağız. O zaman CHP'nin nasıl tepe tepe kullanıldığını anlayacağız. Parayı verenin CHP'yi nasıl parmağında oynattığını o zaman göreceğiz.
BİZ GALEYANA GELMEYECEĞİZ
CHP'yi aklıselime, basiretle davranmaya davet ediyoruz. Biz galeyana gelmeyeceğiz, kışkırtmalara kulak asmayacağız. Sabrı kuşanıp feraseti rehber edineceğiz. Bizlere yakışan haysiyeti duruşu her zaman gururla taşıyacağız. Muhalefetin bizi hapsetmek istediği sahte ve sığ gündemlerin peşine takılmayacağız. CHP içindeki Bizans oyunlarının tarafı olmayacağız. Biz işimize bakacağız. milletimize layıkıyla hizmet etmeye bakacağız. Terörsüz Türkiye hedefine bir an öce ulaşmaya bakacağız.
"ABD ZİYARETİ OLABİLİR"
Grup toplantısı çıkışında gazetecilerle sohbet eden Erdoğan, "Yakında ABD ziyareti olabilir" dedi.